| Haberin Kodu: 313379 | Tarih: 2012/05/07 - 10:17 | : velfecr | print |
Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- İyice Küstahlaşan ve Güney Lübnan'ıda işgal edip Sabra-Şatilla katliamlarına imza atan siyonist katillerin cürümleri karşısında duracak yapı kalmamıştı.
Lübnan'da yaşanan kaos ve İç kargaşalar, Fransızların varlığı üstüne Amerika savaş gemilerinin Lübnan sahillerine demir atması siyonistlerin diledikleri gibi cinayet işlemelerine fırsat sunuyordu. Böyle bir ortamda Lübnan'da doğan "direniş", Amerika savaş gemisini, Fransız askeri üslerini havaya uçurup Siyonist düşmana karşı amansız bir Mücadele Başlattı.
Cihad ve şehadet aşkını yüreklerine kazıyan imanlı gençler ve basiretli önderleriyle Güney Lübnan'ın her karışını kanlarıyla sulayarak Siyonist düşmana karşı destansı bir direniş sergileyen Hizbullah Mücahidleri takvimler Mayıs 2000'i gösterdiğinde büyük bir zafere imza atıp siyonist düşmanı hezimete uğratıyor ve Lübnan'dan def ediyordu.
Yayılmacı ideolojisiyle, kibir ve küstahlık abidesine dönüşen siyonist Katilller arkalarına bile bakmadan Lübnan'dan kaçmak zorunda kaldı.
Hizbullah'ın elde ettiği büyük zafer kutlanması gereken bir zaferdi; 28 Şubat darbesinin Türkiye'de oluşturduğu ortam bu büyük zaferin görülmesine bile engel olmuştu, oysa 28 Şubat darbesinin asıl aktörü İsrail'di.
Hizbullah karşısında aldığı darbeyle sarsılan Siyonist rejim, 2006 yılında bölgesel hedeflerinin önünde en büyük engel gördüğü Hizbullah'ı, Amerika'nın ve İşbirlikçilerinin büyük desteğiyle yoketmek için saldırı başlatıp 1 haftada zafer elde edeceğini umdu; 33 gün süren savaş İsrail için Mayıs 2000 sonrası yaşadığı travmanın ötesinde bir etkiye neden olurken siyonist rejim ikinci kez yenilgiyle yüzleşip BM'yi yardıma çağırmak durumunda kaldı!
Türkiye'nin milyonlarca dolar vererek satın aldığı Merkava tankları Hizbullah savaşçılarının elleriyle paramparça edilmişti.
İsrail strateji değiştirip Hizbullah'ın silahsızlandırılması için Lübnan'daki işbirlikçileri dahil olmak üzere uluslararası mahkemeler yoluyla Hizbullah'ın üzerinde baskı oluşturmaya kalkıştı.
Hatırlarsak Clinton bu süreçte Hizbullah'ın silahını elinden alacaklarını ve israil'e büyük müjde vereceklerini bile söyledi. Kafirlerin Hesapları işe yaramadığı gibi Hizbullah gücüne güç kattı. Hizbullah'ın varlığı yalnız İsrail için değil Amerika ve satılmış rejimler için Büyük tehdit oluşturuyor?
Yüreklerini ve bileklerini konuşturamayan, Hizbullah'bu parlak mücadelesine saygı göstermesi gerekenlerin bugünlerde Hizbullah'ı hedefe koymasını ibret ve esefle izliyoruz..!
Siyonist rejimin emellerini öldüren BOPveGOP gibi projelerin önünde en büyük engel olarak duran Hizbullah'a dil uzatmakta neyin nesi? Hizbullah Ümmetimizin yüzakı-medarı iftiharıdır!
İbrahim KARAMAN