Sahabe ve Din Büyükleri
- Sahabe ve Din Büyükleri



Hz. Peygamberin sahabelerinden ve Hz. Ali'nin yaranlarından Hucr b. Adiyy'nin cesedini kabrinden çıkardılar!
Hz. Peygamber Efendimizin sahabelerinden ve Hz. Ali’nin has yaranlarından olan Hucr b. Adiyy, Hz. Ali’nin katıldığı Sıffın, Nehrevan ve Cemel savaşlarının her üçüne de katılarak İmamının yanından bir kez dahi olsun ayrılmamıştı. Hicri 51 yılında Muaviye’nin emriyle şehit edildi. Suriyeli teröristler ve hainler tarafından mübarek kabri şerifleri açılarak bilinmeyen yere götürüldü. Lübnanlı bir haber kaynağının bildirdiğine göre kabri açan teröristler Hucr b. Adiyy’nin mübarek cesedinin sağlam olduğunu görünce onu bilinmeyen bir yere götürdüler. Hucr b. Adiyy’nin mukaddes türbesi Şam’ın Adra bölgesinde bulunuyor.

2013/05/02  17:47

Peygamber Efendimizin Sahabelerinden Bera B. Azib’in Hayatı
Bera b. Azib, makamı yüce bir sahabe, değerli bir muhaddis, yüce bir fatih, Ensar kabilesinden ve Medine ehlinden olan 13 yaşındaki bir genç çocuktu. Babası da Allah Resulü (s.a.a)’nün yakın ashabından biri idi. Bera b. Azib, Allah Resulü’nün (s.a.a) bi’setinin 2. yılında dünyaya gelmiş ve 13 yaşında Müslüman olmuştu. Allah Resulü (s.a.a) Medine’ye hicret ettikten sonra sürekli olarak Allah Resulü’nün (s.a.a) yanında hazır bulunmuştu. Bera b. Azib, Kur’an-ı Kerim’in bazı büyük surelerini de öğrenmişti ve kendi zamanında en büyük sahabelerden biri sayılıyordu.

2013/04/26  13:06

Peygamberimizin Süvarisi Ebu Katade Ensari’nin hayatı
Adı Haris b. Rebi-i Ensari’dir ve İslam tarihinde kendi künyesi olan Ebu Katade ile meşhur olmuştur. Ebu Katade bütün soy bilinci bilginlerin de ittifak ettiği üzere seçkin çehrelerden ve Allah Resulü’nün (s.a.a) kahraman ve fedakar ashabından biri ve ayrıca Resulullah’ın süvarisi lakabıyla meşhur olmuştur. Ebu Katade kahraman ve cesur bir binici idi. Uhut savaşında ve Allah Resulü’nün (s.a.a) zamanındaki diğer savaşlarda, Allah Resulü’nün (s.a.a) yanında hazır bulunuyordu. Öyle ki Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) süvari birliklerinin komutanı olarak biliniyordu. Kendisine bir görev verildiğinde o görevi en iyi şekilde yerine getiriyor ve muzaffer bir şekilde Medine’ye geri dönüyordu.

2013/04/25  21:49

Ammar bin Yasir ve Hakla Batılın Ölçüsü / Foto
Peygamber efendimiz vefat eder etmez Müslümanlar arasında ihtilaflar baş göstermiş ve kısa bir süre içinde Müslümanlar gruplara bölünmüştür… Peygamber efendimiz her şeyi önceden bildiğinden bunun içinde çareler düşünmüştür. Bunlardan birisi de Müslümanların ihtilaf anlarında Ammar bin Yasir’in tutumuna bakmalarıdır. O hangi taraftaysa o tarafın hak, karşısında duran tarafın ise batıl ve temelsiz olduğudur. Hz. Peygamber efendimiz Ammar hakkında şöyle buyurmuştur: “Her ne zaman insanlar ihtilafa düşerse Sümeyye’nin oğlu (Ammar) hakla birliktedir” “Eğer insanlar arasında ihtilaf çıkar ve anlaşmazlığa düşerlerse “Sümeyye’nin oğlunun hangi grupta olduğuna bakınız ve o gruba bağlanınız...

2012/12/23  21:45

Selmanı Farisi, Yani Selmanı Muhammedi’nin İslam’ı Kabul Ediş Öyküsü
Salmanı Muhammedi Hz. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatından sonra hak yoldan sapmayarak Hz. Ali’nin (a.s) imametine inanarak bu yolda yürüyen ender kişilerden biridir. Salmanı Farisi, Ömer ibn Hattab’ın hilafeti döneminde Medain’in sorumluluğuna getirildi. Bu sorumluluğu sırasında beytülmaldan kendisine maaş bağlamayarak hiçbir ücret almadı. Tüm maaşını sadaka olarak verirdi. Geçimini ise sepet örerek sağlamaktaydı... Peygamberin gelişinin intizarında günlerini geçiren Selman bir gün sürüleri otlatmakla meşgulken arkadaşı gelerek ona “haberin var mı? bugün birisi Medine’ye gelmiş ve kendisinin peygamber ve Allah’ın elçisi olduğunu iddia etmekte!” dedi…

2012/12/22  20:41

Hz. Ali mektebinde yetişen korkusuz bir yiğit
Meysem-i Temmar'ın Hayatına Kısa Bir Bakış / Foto
Hz. Ali’nin (a.s) Salmanı Farisi’den sonraki ikinci en önemli İranlı yaranı olan Meysem- Temmar, İran’ın Azerbaycan bölgesi doğumludur. Bazı tarihçiler tarafından İran'ın Kerman ve Fars şehirleri denilse de en güçlü tarihi kaynaklara göre Meysem, İran’ın Azerbaycan bölgesi doğumludur. Meysem b. Yahya Temmar, Hz. Ali’nin (a.s) özel yaranlarından ve onun sır ehlindendi. Onun mektebinde yetişmiş onun aşığıydı. Hz. Ali (a.s) ona kabiliyeti ve kapasitesi oranında ilim öğretti. Ona gizli sırlardan ve gaybi haberlerden bilgi verirdi. Meysem, bazen bu gaybi haberleri insanlara naklederdi.

2012/11/07  17:51

Efendimizin ilk ve tek müezzini…
Bilal Habeşi’nin hilafet makamına karşı tavrı nasıldı?
Bilal, Ribah ve Hemame’nin oğlu olup esaret halinde Habeşistan’dan Arabistan yarımadasına getirilmiştir. O, Kureyş’in ileri gelenlerinden sayılan “Ümeyye b. Halef” adındaki bir şahsın kölesiydi. İslam’ın ilan edilmesiyle büyük bir istek ve rağbetle İslam’ı kabul eden ilk kişilerdendi. Bu yolda birçok fedakârlık ve özveride bulunmuştur. “Ümeyye” Bilal’ı İslam’dan döndürmek için çok vahşi yöntemlerle onu işkenceye tabi tutmakta, Bilal ise tüm varlığıyla imanında ısrar etmekteydi. Sonraları Ebu Bekir onu Ümmeye’den satın almış ve özgür bırakmıştır. Hilafet bağlamında Bilal’ın tavrı hakkında tarihte fazla bir şey zikredilmemiştir, ancak aktarılan veriler onun hilafete muhalif olduğunu yansıtmaktadır. Burada onun muhalefet ettiği iki örneği aktarıyoruz:

2012/09/24  20:11

İmamet ve Velayetin Yılmaz Savunucusu Hişam b. Hakem
Şia’nın seçkin fakih ve meşhur mütekellimi Hişam b. Hakem adıyla meşhur olan Ebu Muhammed Şeybani, kendi asrında imamet ve velâyet’in yılmaz savunucularından biriydi. Doğum günü, vefatı ve yaşamının ayrıntıları hakkında ihtilâflar vardır. İmam Cafer Sadık (a.s) ona hitaben şöyle buyurmuştur: “Ey Hişam! Bize yardım ettiğin sürece “Ruhu’l Kuds” tarafından onaylanırsın.” Yine İmam Cafer Sadık (a.s) onun hakkında şöyle buyurmuştur: “O, kalp, dil ve eliyle bize yardıma kalkmıştır.” Ve yine “Senin gibiler, halkla münazara etmelidir.”

2012/04/10  20:54

Bilal-i Habeşî’nin Hayatı
Bilal b. Ribah-i Habeşi’nin künyesi Ebu Abdullah idi. O Allah Resulü’nün (s.a.a) biseti zamanında Mekke’de yaşayan kölelerden biri idi. Annesinin adı Hamame idi ve Beni Cumh kabilesinde yaşıyordu. Can ve gönülden İslam dinini kabul eden Bilal-i Habeşi müşriklerin işkenceleri karşısında şiddetle direniyor ve mukavemet gösteriyordu. Yaygın olan görüşe göre Bilal-i Habeşi (Umeyye b. Halef’in kölesi) de efendisi ile aynı kabileden idi ve onun evinde yaşıyordu.

2011/03/07  18:32


ABNA World Service
Englishالعربية
Françaisاردو
Españolفارسی
Русский中文
DeutschTürkçe
Azeri (cyr) Azeri (ltin)
Melayu Indonesia
বাংলা हिन्दी
Swahili Myanmar
BosanskiABP sites
  Son Haberler